Zirve.NET - chat, sohbet, muhabbet odaları

Bir birinden Farklı online Chat odalarında Sohbet edebileceğiniz Kameralı Söyleşi platformu

Her Âşıka Mâşukunu Gösterecek Bir Ayna

İnsanoğlunun şaşakaldığı ve hayrete düşüp hakikatle yüzleştiği bir yön… Burada insan, hayret vâdisi ile mârifet vâdisi arasında gidip gelir. Kâh kendinden geçerek susar, kâh coşkun bir heyecanla konuşur. Konuştuğu zaman soruların da sökün ettiği andır: Aşk nedir? Âşık kimdir? Mâşuk niye vardır? Aşk, âşık ve mâşuk üçlüsünün birleştikleri nokta ve ayrıştıkları yön neresidir? Aşk sonlunun sonsuza mı dokunuşudur yoksa gelip geçici duyuşların dizginsizce dışavurumundan mı ibarettir? Aşkta insanı çekip çeviren, varlığa rengini veren, bilgiyi yöneten ne vardır? Bir nükte ki söylense noksan kalır, söylenmese sırrından hiçbir şey eksilmez, öyleyse bunca laf neyin nesidir?

Fahreddîn-i Irâkî, modern araştırmalarda İslam’ın fideli d’amore’u (aşk dostları) olarak adlandırılan ve tevhidin sırlarını aşk dilinde izah eden sûfîdir. Aşkı yine aşk ile aramış bir âşık olarak Irâkî, Aşk Metafiziği adlı eserinde yukarıdaki soruların peşindedir. Ve bulduğu cevapları cömertçe paylaşmaktadır.

Türk okuyucusunun yakından tanıdığı Seyyid Hüseyin Nasr’ın takdimi, William Chittick’in yorumları esere ayrı bir lezzet katmaktadır.

Ercan Alkan’ın Sunuş bölümünden:

Aslında Aşk Metafiziği, varlığın temelinde aşkın olduğunu beyân eden “Ben gizli bir hazîne (küntü kenz) idim; bilinmeyi sevdim ve bilinmekliğim için mahlûk?tı yarattım” kudsî hadîsinin yorumu olarak okunabilecek bir eserdir. Sûfî muhayyile varlığa gelişi aşkla irtibatlandırır, çünkü Hak “gizli bir hazîne” mertebesinde iken (küntü kenz) bilinme arzusu ve sevgisiyle eşyâya varlık vermiştir. Yokluktan varlığa çıkış aşk iledir ve oluşun kaynağı aşktır. Oluş kesintisiz ve süreklidir, öyleyse aşk da kesintisiz ve süreklidir. Âlemde her ne var ise aşktan doğmuştur ve her şey kendisinden doğduğu asla geri dönecektir, öyleyse varlık aşktan ibârettir.

Seyyid Hüseyin Nasr’ın Takdim bölümünden:

Irâkî’nin perspektifinde ilâhî ve beşerî aşk ya da ilâhî ve beşerî güzellik arasında indirgenemez bir dikotomi yoktur. Mecâzî aşk (apparent love) olan sûretlerin aşkından hakîkî aşk (real love) olan Allah aşkına doğru giden bir mertebe vardır. Aşkın en düşük sûreti, ilâhî aşk için bir merdiven olabilir; aslında bu durum sûfîler için kesinlikle böyledir. Mutlak anlamda insan yalnızca Bir Aşk’ın var olduğunu idrâk ettiği zaman artık o insan için herhangi bir şeyi sevmek Allah’ı sevmektir. Keza, sûrî, beşerî ve dünyevî güzellikten Mutlak Güzelliğe doğru giden bir mertebe vardır. Cemîl (the Beatiful) Allah’ın isimlerinden birisidir. En derin ifâdesiyle güzelliğin tamâmı, İlâhî kadehten bu yeryüzü toprağına düşen bir damla gibidir. Böylelikle o hatırlamayı sebep olur, âzat eder ve korur. Ârifin rûhu için güzellik, tahdit edilmiş bunaltıcı âlemde, bir kimsenin o olmaksızın yaşamayacağı temiz bir havaya benzer.
‘Aşk Metafiziği’ Teknik Özellikler

Yazar: Fahreddîn-i Irâkî
Tercüme ve Notlandırma: Ercan Alkan

Yayınevi: Hayykitap – 190
Kategori: Gizli Hazinenin Keşfi – 13
Türü: Tasavvuf
Birinci baskı: Ekim 2012
Sayfa sayısı: 192
Ebat: 15,5 x 23 cm
Fiyatı: 14 TL
ISBN: 978-605-4325-95-5
Barkod: 9786054325955

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Zirve.NET - chat, sohbet, muhabbet odaları © 2016